1. Türkiye’de yayınlama özgürlüğü, uluslararası sözleşmeler ve Anayasa güvencesindedir: Kurultay, bu gerçekten hareket ederek, ülkemizde Türk Ceza Kanunu’ndaki düşünce ve ifade özgürlüğünü engelleyen maddelerin değiştirilmesini talep ederken, anti-demokratik yasa hükümleri ile yayınlama özgürlüğünün engellenmesi girişimlerine karşı direneceğini ifade eder.

2. Türkiye’de yabancı dil, üniversitelerde değil ilk ve orta öğretimde öğretilmelidir:

Bu nedenle Kurultay, Türkiye’de bilimin gelişmesi için bilim dilinin Türkçe olması ve akademik yayıncılıkta Türkçe’nin esas alınması gerektiğini ısrarla vurgular.

3. Kütüphaneler kültürlü bir toplumun temel kurumlarıdır:

Kültür ve Turizm Bakanlığı, yardımsever kişi ve kuruluşların kütüphaneler kurması ve desteklemesini sağlayıcı çalışmalar yapmalıdır. Kurultay, devletin kütüphanelerle ilgili bir yasasının olması ve kitap seçimi ve alımında demokratik esaslar uygulanması gerektiğini vurgular. Her belediyeye en az bir tane halk kütüphanesi açma ve her yıl bütçelerinde kitap alımı için bütçelerinin belirli bir oranında ödenek ayırma zorunluluğu getirilmesi gerekliliğini ifade eder.

4. Devlet, tüm çağdaş ülkelerde olduğu gibi ders kitabı yayıncılığını bırakmalıdır:

Kurultay, sosyal adalet anlayışı çerçevesinde ücretsiz ders kitabı verilmesini destekler. Ancak AB ülkelerinde olduğu gibi bu uygulama sırasında yayıncıyı, dağıtımcıyı, kitapçıyı mağdur etmeyecek çözümler de üretilmelidir. Öğretim programlarında köklü değişiklikler yapılırken ilgili sivil toplum kuruluşlarının görüşleri alınmalı, programlar en az 2 yıl denenmeden ülke genelinde uygulamaya geçilmemelidir. Ders kitaplarının inceleme ve değerlendirme süreci şeffaf olmalıdır.
Öğretmenler öğretim programlarını destekleyen kaynak kitapları serbestçe öğrencilere tavsiye edebilmelidir.
Kurultay, “Kitap kitapçıda satılır” ilkesine uyulmasını talep eder.

5. “100 Temel Eser” uygulaması pedagojik açıdan yanlış olduğu gibi Milli Eğitim Müfredatına da aykırıdır:

Kurultay, çocuk edebiyatı ve yayıncılığının bu uygulamadan derin yara aldığını dile getirirken, “100 Temel Eser” uygulamasının iptal edilmesini, Talim ve Terbiye Kurulu’nun müfredata uygun bir okuma programı oluşturarak, okullarda okuma saati uygulaması başlatmasını talep eder. Öğretmenler sınırlı sayıdaki kitaplar arasından seçim yapmak zorunda bırakılmamalı, öğretmen sınıf seviyesine uygun gördüğü her kitabı tavsiye edebilmelidir.

6. “100 Temel Eser” uygulaması ile birlikte Türk ve Dünya klasiklerinin yayımında çeviri çalıntıları, intihal, kısaltma ve değişiklikler vahim boyutlara ulaşmış ve orijinal eserlerin edebi bütünlüğü yok edilme noktasına gelmiştir:

Kurultay, yayıncı ve çevirmenlerin etik kurallara uygun faaliyet göstermesi için gerekli çalışmaları yapmak ve hukuki girişimlerde bulunmak amacıyla yayıncıların ve eser sahiplerinin işbirliği yapmasını zorunlu görür.

Yayıncılık Dünyasından ve Duyurularımızdan Haberdar Olun.

Türkiye Yayıncılar Birliği E-Bültenine Abone Olmak İçin abonelik formunu doldurmanız yeterlidir.

E-Bülten üyeliği için kaydınız alındı.